Menü KAHRAMANMARAŞ Yorum Gazetesi
HACI ALİ ÖZTURAN

HACI ALİ ÖZTURAN

Tarih: 06.09.2014 00:00

Cumhurbaşkanlığı Seçiminin Ardından (2)

Facebook Twitter Linked-in

Daha önceki yazımızda belirttiğimiz gibi iktidarın ve muhalefetin bu seçimden sonra kendi aralarında seviye belirlemesi yapmaları lâzım.

Bilindiği gibi cumhurbaşkanı adaylarından Ekmeleddin İhsanoğlu`nu CHP genel başkanı Kılıçdaroğlu bulmuştu. Ona da Hoca`nın telkin ettiği söylendi.  Kılıçdaroğlu parti tabanının asla tasvip etmeyeceği bu ismi kendi milletvekillerinden bile saklamıştı. Kendi ifadesiyle, sadece dört kişi biliyordu.

Böyle bir şey olabilir mi?

CHP gibi oylarının %70`i alevi seçmenden gelen bir partide İhsanoğlu gibi dindar kimliği ile tanınan bir sünni aday edildiği için tabanda kaymalar oldu. En azından CHP tabanından seçime gitmeyenler oldu.

MHP açısından da durum aynı... Kılıçdaroğlu bir iki partilisiyle Bahçeli`ye gitti ve adayını açıkladı. Bahçeli de tabanım ne der diye düşünmeden kabul etti ki hayretle karşıladım. Kılıçdaroğlu`nun da Bahçeli`nin de yaptıkları "ben yaptım oldu" diktasıdır.

İş böyle olunca MHP oylarının da büyük önemli bir kısmı Erdoğan`a kaydı.

İhsanoğlu`nu Hoca`nın önerdiği tahminleri veya iddiası da her iki partinin tabanını kızdırdı.

Bu durumda CHP de MHP de bu seçimde yenilmiş oldular.

Kendi partilerinden aday bulunmamasına rağmen, yenilenler bunlar oldu.

Her iki partinin de önde gelenleri şapkalarını önlerine alarak düşünmeliler.

Muhalefet olmayı kanıksamış olan bu partiler bu tembellikle daha uzun yıllar oy dağılım tablosunu değiştiremeyeceklerdir. Gece gündüz çalışarak strateji ortaya koymalıdırlar.

Demek ki sadece Erdoğan aleyhtarlığı yaparak seçim kazanılmıyormuş.

O halde daha realist çalışmalar yapmalılar.

O nedir? Onu kendileri bulacaklar.

HDP`nin cumhurbaşkanı adayı Selehattin Demirtaş meydanlarda, ekranlarda Türk Kürt kardeşliği açısından önemli ve olumlu mesajlar verdi. Bunu da oya çevirdi. 78 Milyonun cumhurbaşkanlığına aday olunca sadece Kürtlere yönelik bir stratejinin kucaklayıcı olmadığını gördü. Burada, çözümden yana konuşmaları, sloganları bana göre Türk Kürt kardeşliği açısından çok önemli gelişme sayılır.

Bundan sonra da inşallah bu minval üzere devam eder.

Şunu kabullenme noktasına gelmiş gibi: Türklük üst kimlik, Kürtlük, Romanlık, Çerkezlik, Araplık, Ermenilik vs. alt kimlik...

Türkiye`nin kabullenmesi gereken gerçek budur.

Yorum sizin...


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —