Sözlükte; bakmak, görmek ve düşünmek anlamlarına gelen nazar kelimesi terim olarak göz değmesi, bakma neticesi bakılan şeyin etki altına alınması, bazı insanların bakışlarında bulunduğuna inanılan zararlı gücü ifade eder. Bu anlamda " İsabetü"l Ayn" (Göz değmesi) terimi de kullanırı. Kur"an-ı Kerim"de konuya dolaylı olarak değinen ayetler olup, Hz. Peygamber (sav) ise hadislerinde nazar konusuna açık bir biçimde değinerek onun hak olduğunu, ondan kurtulmak için dua ve niyazla Allah"a sığınmayı tavsiye etmiştir.
Tecrübeler göstermektedir ki
öfkenin beden üzerinde bir etkisi olduğu gibi, gözlerinde karşıdakine bakışına
göre iyi veya kötü etkileri vardır. Ancak bunun meydana geliş şekli konusunda
çeşitli yorumlar yapılmıştır.
Ukbe İbn Amir (r.a.) anlatıyor:
" Allah"ın Resulüne ( on kişilik) bir topluluk geldi. Dokuzu ile biatleşti de
biri ile biatleşmedi. Sordular, " Ya Resüllah! (Niçin) dokuz ile biatleşip biri
ile biatleşmediniz?" Üzerinde nazarlık olduğu için (biatleşmedim) bu açıklaması
üzerine kendisi ile biatleşmediği kişi elini soktu ve nazarlığı çıkarıp kırdı.
Allah"ın Resulü de (sav) onunla biatleşti ve şöyle buyurdu: nazarlık takan
Allah"a ortak koşmuş olur." (Mûsned)
Nazarlık takmak niçin şirke
açılmaktır. Dinimiz nazar göz değmesinden başta Felak ve Nas sureleri olmak
üzere Kur"an sureleri ve ayetleri ile korunmayı ögütler. Nazarlık takmak
gelebilecek bir tehlikeye karşı bir taş, kemik, cam v.s.den yardım beklemektir.
Cansız bir varlıkta Allah"ın kudretini gibi bir kudret görmektir. Bu sebeple mümin
kendi üzerine, çocuğuna, evine, dükkânına ve arabasına nazarlık asmaktan
sakınmalıdır.