Menü KAHRAMANMARAŞ Yorum Gazetesi
HACI ALİ ÖZTURAN

HACI ALİ ÖZTURAN

Tarih: 29.10.2014 00:00

Yollarımızın Dünü Bugünü

Facebook Twitter Linked-in

Dünkü yazımızda evsel atıklarımızın evimizden çıkıp, katı atık depolama merkezine kadar olan macerasının son 50 yılını yazmıştık.

Bu yazımızda da yollarımız konu edineceğiz.

50 yıl öncesinin Maraş"ında yollarımızı hem dardı hem de toprak, olsa olsa parke taştı. Kanalizasyon sistemi yetersizdi, şehir içi derelerinden evsel atıklar akardı. Hastalıklar kol gezerdi.

Yollar, yüklü iki hayvanın rahatça geçebilecekleri kadar genişti. O zamanlar valilerin makam arabaları CJ 5 denilen jiplerdi. Otomobiller parmakla sayılacak kadardı. Yollarımız da doğal olarak onlara göreydi.

Mesela Kısıkkaya mevkiinde (şimdiki Toros Ekmek Fabrikasının olduğu yer) konglomera türünden iki kaya vardı ki arasından iki adet yüklü hayvan bile geçemezdi. Bunun için halk ona Kısıkkaya adını vermişti.

İlerleyen yıllar içerisinde otomobil sayısı hızla arttı ve buna bağlı olarak da siyah parke taş yerine asfalt yapılmaya başlandı ve yollar genişledi.

İlk asfalt yapılmaya başladığında iyi mi olacağı, kötü mü olacağı konusunda insanlar tartışma başlattılar ama sonraları asfaltın bir nimet olduğu kanaatine vardılar. Bu kanaatten sonra da kendi evlerinin önünü asfalt yaptırabilmek için uğraşmaya başladılar.

İçinde bulunduğumuz yıllarda Maraş olarak asfaltımızın kötü olduğu söylenemez. Belki bazı şehirlerde asfalt bizimkine göre daha iyiyse de bazı şehirlere göre de bizim asfaltımız daha iyi durumda. İyinin sınırı yok…

Hızla gelişen şehrimizde asfalt ihtiyacı da çok fazla... Köylerin mahalle statüsüne kavuşturulmasıyla buralarda asfalt ihtiyacının hızla artması beklenmektedir. Avrupa"da köylerin bile yollarının asfalt olduğunu duyardık, şimdi sıra bize gelmişe benziyor.

Bir de yollardaki rögarlarımız düzgün yapılmaya başlandı ki o çok güzel bir şey. Eski yıllarda yapılan rögarlar asfalttan 8-10 cm yukarıda yapılırdı. Mantığı neydi bilemiyorum ama böyle yapılırdı. Arabamızla rögarın sağından mı solundan mı geçeceğimizi bilemezdik. Geçtiğimiz yıllarda Selâhattin Sarıyıldız"ın Fen İşleri Müdürü olmasından sonra rögarlar asfalt seviyesine çekildi. Selahattin Beyin ince ruhlu, hassas yapısı yolarımıza da yansımış oldu. Gerçi bunda o işlerle uğraşan teknik elemanların ve işçilerin de paylarının büyük olması muhtemeldir ama biz Sayın Sarıyıldız"ı biliyoruz, mutfaktakileri bilemiyoruz.

Geçmişte şöyle bir dolaşalım istemim…

Yorum sizin…


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —