Bizim hanım sadece ramazanlarda değil, her Allah"ın günü beş vakit namazını kaçırmayan biri. Bense Cumaları ve Bayramları giderim. Vakit namazlarını ihmal ederim. Birçok yıllar birçok aralıklarla çok başladım günlük namazı çok da bıraktım.Teravihlere de gittim. Birkaç kere Göksun"da ve Haydarlı"da ayakkabım çalındı. Nalınlayada bıraktıkları eski yırtık pabuçla eve dönmem üzerine önce teravihleri sonra da beş vakti bıraktım. Kendimi yol yürümeye yürürken de düşünmeye, teffekkür etmeye verdim. Yunus filminde Hz. Yunus tarlasını kocasıyla süren kadını görünce, kadının yerine kendisi girer. Kocası ile birlikte tarlayı sürer bitirir. Müthiş yorgun gelip cami gölgesine uzanır. Biraz sonra tarlasını sürdüğü kadının öküzünü çalarak yiyen zorba camiye gelir. O sırada ezan okunmaktadır. Zorba bağırır; "Bire zındık, duymaz mısın ezan okunuyor" İşte o an Yunus hiç istifini bozmadan haramzade zorbaya, kafasını çevirerek;
"Bir tek gönül yıktıysan bu kıldığın namaz değil.
Yetmiş iki millet dahi elin yüzün yumaz değil" diye cevap verir.
Bizim hanım her namazın ve yemeğin sonunda dua eder: "Allah"ım sana şükürler olsun, bize verdin konuma komşuma, akrabalarıma, bütün Müslüman kullarına da ver, Müslüman olup ta olmayan kullarına da ver, namerde muhtaç etme, hastalarını iyileştir, yoksulları koru Ya Rab"bi vs. vs." der. Ben de; "Hanım, ya Hz. Allah: "Sen bir kulsun, Ben se Haluk. Senden mi akıl alacağım. Senin aklınla mı hareket edeceğim. Ben senin kadar kullarımı ve yarattıklarımı düşünmez miyim" dersene dersin" derim, bana bozulur.
Kayabaşı"nda baba evinde otururken karşı komşum kiracı komser Yaşar Beye bir Ramazan günü misafirliğe gitmiştik. Konuşma öyle bir duruma geldi ki, tamamen dini konular konuşur olduk. Komsere; "Cenab-ı Allah"ın bizim ne orucumuza nede namazımıza hiçbir şeyimize ihtiyacı yoktur. Bütün bu ibadetleri biz kulların ihtiyacı olduğu için vermiştir" demem üzerine aşağıda oturan ev sahibi Yobaz Şirikçi Emmi, yukarı bağırdı: "Ney, Allah"ın ihtiyacı yok mu? Vay zındık vay"Ben de; "Bire cahil, sabah seni alıp Müftüye götüreceğim. Görelim bakalım kim haklı çıkacak?" diyerek susturdum ve konuyu kapattım.
Halen de ibadete düşkün toplumun belki de büyük bir bölümü yani en azından yarısı maalesef Şirikçi emmi gibi düşünür. Bu yanlışlığın ve belki de günahın hiç farkına varamayarak ibadetini yapıyorlar.
Oysa ki, Allah Layüsel"dir. Çok büyüktür. Hiçbir şeye ihtiyacı yoktur. Ne emretmiş, ne bildirmişse, kulları içindir, kullarının iyiliği içindir. Bu öğretiyi iyi bir alim olan büyük Müftümüz Hafız Ali Efendi"ye ve El Ezher mezunu Çerkez Müftü Fikri Tuna"dan öğrenmeme borçluyum. Rahmetli Hafız Ali Efendi"nin; bu konuşmalardan sonra: "Adında Yaşarmış İnşallah çok yaşarsın" diyerekbaşımı sıvazlayarak hayırlı duasını aldım.