Menü KAHRAMANMARAŞ Yorum Gazetesi
YAŞAR BAŞER

YAŞAR BAŞER

Tarih: 25.06.2015 12:11

Kahramanmaraş Çözüm Hükümeti"nden yana

Facebook Twitter Linked-in

Şimdiki Cumhurbaşkanımızın Başbakan olduğu dönemde Akil adamlarla çalışmalar yapmaya başladığı 2013"lü yıllarda gazetemiz Kahramanmaraş"ın sesi Gazetesi"nde Başbakana ve akil adamlara başarılar dilemiştik, aynı yazıyı hükümet kurulmasına çalışıldığı şu günlerde bir kere daha bu kerede ortağı olduğumuz Yorum Gazetesi"nde yayınlamak gereğini duyuyoruz. Hemşerilerimize sevgiler saygılar sunuyoruz.

Kavgalardan Büyük acılar çekmiş olan

KAHRAMANMARAŞ Çözüm Hükümetinden yana

Geçmişte şu olmuş, bu olmuş, şu kadar şehit verilmiş. Olmasa iyiydi ama, ne yapalım ki maalesef olmuş. Olmuşla ölmüşe ne yazık ki çare yok. Bari bundan sonrakiler ölmesin.

Şimdi çözüme sıcak bakmayanlar, bu kavgaların hep sürüp gitmesini mi istiyorlar? Kan akması daha yıllarca sürsün, gençler kırılsın mı? Evet, Kahramanmaraş o büyük acılardan en çok nasibini almış illerin belki de başında gelen bir ildir. Ama ne çare ki olan olmuş bitmiş. Hz. Mevlana; "Geçmişi bırakın geleceğe bakın" demiyor mu?

"Kanı kanla yıkamazlar, su ile yıkarlar" diyen bir Atasözümüz de vardır. Zararın neresinden dönülse orası kardır. Yıllarca bu memlekette Kürtlerle Türkler kardeşçe yaşamışlardır. Hatta bize bizden büyüklerimizin anlattıklarına bakarsak, bu memleket geçmişte Ermenilerle bile kardeşçe yaşamıştır. Mahallelerde Müslümanlarla iç içe yaşayan Ermeniler, birbirlerinin çamaşırına, ekmeğine, işine aşına yardımcı olmuşlardır. O zaman ki bu barış ve huzur ortamı Birinci Cihan Harbi sırasında emperyalist devletlerin Osmanlı`yı parçalamasına kadar sürmüştür.

O olanlarda sanırım tek neden sadece din ayrılığı da değildir. İşin içinde büyük çıkar hesapları da vardır. Kaldı ki, Kürtlerle dilimiz bir olmasa da, dinimiz birdir. Mezhebimiz ayrı olabilir, mezhep hiçte önemli değildir. Hz Peygamber`in zamanında mezhep mi vardı? Mezhepteki tüm görüş ayrılıkları iştihatlardaki görüş ayrılıklarıdır. Kitapta da mezhep yoktur. Yıllarca Kürtlerle kardeş kardeş yaşamışız. Bizi birbirimize düşman etmeye çalışanlara aldanmayalım, kanmayalım.  Hem nasıl düşman olalım ki? Uzun yıllar Kürtlerden kız almış, kız vermişiz. Etle tırnak gibi olmuşuz. Müşterek torunlarımız olmuş, örneğin benim dört damattan biri Kırşehirli Kürt, iki de torunumuz var, onlar da biz de çok severiz. Bacanağımın üç damadından birisi Malatyalı Kürt. Onun da torunları var. Onlar da çok severler.

Bir insanın istediği dini seçmek kendi elindedir. Bir Müslüman Hıristiyan, bir Hıristiyan Müslüman olabilir, ama tek değişmeyen şey ırkıdır. Türk`se Kürt olamaz, Kürt`se Türk olamaz. Nitekim Zenci ve başka ırklardan da olunamayacağı gibi. Irk tayini ve takdiri Allah`ındır. Eğer öyle olmasa, hakir ve hor görülen ırklardan gelen insanlar, en asil ırktan gelmek isterlerdi. Ellerinde olsa aşağılanmak istemezlerdi. O halde kimseyi `Türk değil` diye hor ve hakir göremeyiz. Türk de Kürt de Alman da Çingen de Abdal da hepsi Allah`ın kuludur. Kimse kimseden, Yahudi`deki inanç gibi daha aşağıda, ya da yukarıda sayılamaz. Irkçı din olan Yahudilik en eski din olmasına rağmen gelişmemiş güdük kalmıştır. Nitekim, Yüce Peygamber de; "Arap olanın Arap olmayana üstünlüğü yoktur, üstünlük takvadadır." demiştir.

İşte bu nedenle diyoruz ki; Gelin artık şu ayrımcılık tamamen ortadan kalksın. İnsanların hepsi, Ademin çocukları olduklarına inananlar da; maymundan dönüştüklerine inananlar da kardeşlik ve barış içerisinde yaşasınlar. Zaten ateist felsefenin sonunda iflas ettiği de son zamanlarda söyleniyor. Boşu boşuna kavgalar, savaşlar olmasın, kan dökülmesin, vatan bölünmesin. Kör inat uğruna daha fazla hilaller batmasın. Aptalca, ahmakça üretilen safsatalar yüzünden gençler ölmesin. Yazık bu memlekete, bu millete, bu analara ve babalara. Ölen ve öldürülen suçsuz ve masum tüm gençlere, insanlara yazık.

Tek gerçek barış,

Barışta yarış

Huzura varış olsun!

Huzurumuzu kimseler bozmasın inşallah. Emperyalistler avuçlarını yalasınlar. Türkiye Afganistan, Pakistan, Kore gibi olmasın!.. Zaten olmaz, olamaz ya.. lafın gelişi işte. Yoksa biz de biliyoruz Türkiye`nin kolay yutulur lokma olamayacağını, boğazlarına durup yutmak isteyeni öbür tarafa postalayacağına yürekten inanıyoruz.

Yaşasın Türk ve Kürt kardeşliği

Yaşasın Bütün Halkların Kardeşliği

Sonsuza kadar yaşasın!

Elem keder olmasın,

Kader anlayışı yeniden değişsin.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —