Hz. Âdem ile Hz. Havva işledikleri günah nedeniyle ilahi cezaya çaptırılıp Cennetten çıkarıldıklarında sonsuz hüzne gark oldular ve affedilmeleri için şu duayı yaptılar:
Ey Allah"ım, lütfet
bizlere,
Sevgin uğruna,
Affet günahlarımızı,
Sınırsız merhametin
uğruna,
Tümüyle temizle bizi
günahımızdan,
Arıt bizi isyanımızdan,
Çünkü biliyoruz
isyanımızı,
Sana karşı, yalnız
sana karşı günah işledik,
Senden başka bizi
affedecek kimse yok,
Biz ise günah işlemekle
zalimlerden olduk,
Affetmezsen bizi,
elbette hüsrana uğrayanlardan oluruz.
Bu yalvarış onların
Cennete geri dönmelerini sağlamadığı gibi çok sert bir karşılık geldi Yüce
Yaratıcıdan, sonra da dünya gezegenine sürüldüler. Çünkü isyan lekesini
almışlardı.
Hz. Âdem ile Hz. Havva
Cennetten çıkarıldıklarında el ele yavaş adımlar atarak yalnızlığın yoluna
koyulduklarında Melek Mikail Aleyhisselam Âdeme şöyle seslen
"Bundan böyle elinin
emeğiyle çalışarak geçineceksiniz; bunu yaparken çalışmanızaa ve gücünüzee
imanınızı, erdeminizi, sabrınızı, tutumluluğunuzu, sevginizi, iyilikseverliğinizi
ekleyin. Bu özelliklerin Yüce Allah"ın iyiliğinden ve merhametinden
kaynaklandığını da unutmayın. Konuşurken haklı, yargılarken adil olasınız.
İnsan olarak hepiniz günah işleyebilirsiniz, bu nedenle kimse kimsenin hayatına
burnunu sokup yargılamasın. İnsanın günahkârlık durumuna düşmesiyle, kurtuluşa
ulaşmasını sağlayacak olan bu değerlerin yerine getirilip getirilmesiyle
ilgilidir. İnsanlar yaşamlarındaki günahlarının yıkıcı sonuçlarından ancak bu
değerleri yaşamlarına geçirmeleriyle kurtulabilirler. İnsanlar kendilerini
günaha teslim etmeleri durumunda, giderek günahın "köleleri" haline
dönüşeceklerdir. Oysa Yüce Yaratıcı, iman sahiplerinin doğruluk yolunda
ilerlemelerini ister. Son nefeslerini verip Allah"ın huzuruna çıkıncaya kadar
yaşam doluluğunda ilerlemek istiyorsanız bu değerlere sahip çıkın. Aksi halde
Allah"ın huzuruna suçlu olarak çıkar ve bu nedenle sonsuz cezayı hak etmenize
yol açarsınız.