Bakıyoruz, sosyal medyada, çevrede, topluluklarda hatta camilerde birçokları ya dualar ediyor ya da beddualar. Peki, dua bu mudur? Eğer dua, verip veriştirmek ya da boş boş isteklerde bulunmak ise iyi dualara göre şimdiye kadar dünyanın iyiliklerle dolması, beddualara göre de bütün kötülüklerin ve kötülerin yok olması gerekirdi. Bir yerlerde hata yapıldığı neden düşünülmüyor o zaman?
Dua; önce, yapılması gerekenleri yapıp arkasından da; "Ya Rabbi, Allah"ım! Ben, bana düşeni yaptım, benim gücüm buraya kadar, Sen, bana/bize yardım edeyle, gerçek anlamda her şeye gücü yeten sadece Sensin!" veya benzeri ifadelerle arzuhâl etmektir.
Allah"ın yasak ettikleri, orta yerlerde ve alenen işlenip dururken, tepkinin en aşağı şekliyle yanlışlıklara karşı yüzümüzü ekşitebiliyor muyuz peki? Her üç beş kişi bir araya geldiğinde hukuksuzluktan, yolsuzluktan, adaletsizlikten, adam kayırmadan söz ederken, bu çirkinliklerin ortadan kalkması için, kavga anlamında söylemiyorum, tepki vermeye gücü yetenler ne yapıyorlar? Yapılanlar ortada işte; ya beddua ediyorlar, ya bu işlere göz yumanlara dua ediyorlar, ya da diğerleri gibi sadece gizli gizli serzenişte bulunuyorlar veya "Allah"ım, Sana havale ettim!" diyorlar.
İşin aslına bakılırsa işlenen suçlar kadar bu yapılanların hepsi de Allah katında suç olabilecek işlerdendir. Yani haşa Allah, suç işleyenleri görmüyormuş gibi davranmak veya o anlamda ifadelerle dua veya beddualarda bulunmak, Allah"ı tanıma açısından büyük bir hatadır. Allah, her şeyi görür ve bilir, buna inanmak imanın gereklerindendir.
Bir başka açıdan hata; Allah, ne yapacağını kendisi bilir, O, insan gibi midir ki bir hatırlatana muhtaç olsun? Bunu bile fark edememek, hele de zamanın, boylu boyunca günaha batmış insanlarının, yakışıksız ifadelerle Allah"a talimat verircesine, güya yakarışta bulunması ayrı bir aymazlıktır. İnsanlar düşünmezler mi ki; bir işyerinde akşam sabah kargaşa çıkaranlar, işyeri sahibinin hoşlanmadığı işleri yapıp işyeri disiplinini altüst edenler, işyeri sahibinden iyilik ve yardım talebinde bulunacak olsalar bunu hangi yüzle yapabileceklerdir? Adam; "Yahu siz benimle dalga mı geçiyorsunuz, yoksa siz, beni ahmak mı sanıyorsun?" demez mi? Allah"a ne denilebilecek o zaman?
İşlerin düzene binmesi ve huzurun sağlanabilmesi için okumuşu ile ümmisi ile herkes bir defa Allah"ı doğru tanımalı ve kendisi de ne yapması gerektiğini bilerek davranışlarını düzeltmelidir.
Burada şunu da söylemek gerekir ki; Allah"ın hoşlanmadığı, yasakladığı işler yapılırken, o işlere seyirci kalanlar da yapanlar kadar olmasa da suçludurlar, hem de şayet Allah suç işleyenleri cezalandırırken seyirci kalan, arka çıkan, görmezlikten gelenlerin de beraber cezalandırılacağı kadar suçludurlar.
Biraz, geçmiş milletlerin hayat hikâyelerini okumakta yarar vardır!