Kur"an bu durumun vahametini daha Hz. Peygamber hayatta iken şöyle dile getiriyordu: "Ey Muhammed grup grup olup dinlerini parçalayanlarla senin bir ilişkin olamaz, onların işi Allaha kalmıştır. Yapmakta olduklarını Allah sonra onlara gösterecektir."(En"am 159).Yani eğer bölünüp parçalanırlarsa zillet ve meskenet içinde yaşamaya mahkûm olacaklardır.
İşte bölünüp parçalandıkları için, birliği, beraberliği, bütünlüğü sağlayamadıkları için dünyanın pek çok yerinde Müslümanlar bu gün oldukça karmaşık ve oldukça kötü, boğucu, sefil, değersiz ve acı içinde bir hayat sürüyor. Yaşamları çatışmalar, çelişkiler, savaşlar, kazalar, acılar, geçici coşkular, anlık doyumlardan öteye gitmiyor. İslam coğrafyasındabüyük acılar, endişeler, korkular ve belirsizlikler hüküm sürüyor. Bir taraftaiyiliği, temizliği, hoşgörüyü, öğrenmeyi, aklı ve bilimi, dindarlığı barış ve sulhu, güveni, huzuru, sükûnu ve mutluluğu savunan bir din vardiğer taraftan onun mensupları ise maalesef dünya kamuoyu nezdinde itibarınıyitirmiş sözde Müslümanlar var. Bununla da kalmıyor İslam toplumu şiddet yüklü, karmaşaya meyilli, ekonomik ve toplumsal alanda dünyanın geri kalan bölümü olarak algılanıyor. Bu daBatı ve Avrupa ülkeleriyle gittikçe daha çok artan bir çatışma ortamı meydana getiriyor. Batı dünyasıbirkaç kişinin ya da bir örgütün, bir milletin yaptıklarına bakarak bir dine veya bir millete düşman oluyor. Ne yazık ki Batı toplumunda bu anlayış çok büyük boyutlarda olmasa da hızla yayılıyor bu da ırkçılığın, hoşgörüsüzlüğün ve milliyetçiliğin artmasına sebep oluyor. Bu durum devam ederse hem Batı hem Avrupa hem de tüm dünya çok büyük sorunlarla karşı karşıya kalabilir endişesini doğuruyor.