Değerli Okurlar, " Kazakistan Anılarıma geçmeden önce"kaleme
aldığım ön bilgilerin sonuncusunu bu gün siz değerli okurlarıma sunuyorum. Üç
yıl süreyle içinde yaşadığım ve yaşadıkça haz duyduğum " Hazret-i Türkistan" şehrini kısaca tanıtmak istiyorum.
"Türkistan Farsça"da
Türklerin oturduğu yer; Arapça"da ise Türk ülkesi anlamına gelmektedir.
Türkistan ismi aslında, Orta Asya`da, Kırgızistan, Özbekistan, Kazakistan,
Türkmenistan, Tacikistan, Rusya ve Çin topraklarının bir kısmını kapsayan
çoğunlukla Türk halkların yaşadığı coğrafi bir bölgedir. Ancak bunun geçmişte daha
çok Ruslar tarafından bilinçli olarak küçültülerek bir şehir haline
getirildiğini tarihi kaynaklar yazmaktadır.
Türkistan
bugün Kazakistan"da bulunan Yesi şehrinin adıdır. Şehir Güney Kazakistan
eyaletinin merkezi Çimkent"e 156 km. uzaklıktadır. Tarihi kaynaklara göre 4. yüzyılda kurulan,
eski adı "Yesi" olan Türkistan, Türkler"in İslâmiyet"e geçişini sağlayan. Hoca Ahmed Yesevî Hazretlerinin yaşadığı yer olarak ün
kazanmıştır. Şehir, "Hazret-i
Türkistan"adıyla da anılıyor.
UNESCO Dünya Mirası Listesi"ne alınan ilk
tarihi eseri olan ve 1396"da Emir
Timur tarafından inşa ettirilen Yesevî Türbesi, şehrin görkemli yapılarının
başında geliyor. Türbe 1993 yılında başlayan restorasyonla Türkiye
tarafından yenilenmiştir.
19 Haziran 2018 tarihinde Kazakistan
Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev, Güney Kazakistan eyalet merkezi Çimkent"e
büyük şehir statüsü verilmesi, eyaletin adının Türkistan eyaleti olarak
değiştirilmesi ve eyalet merkezinin Türkistan kentine taşınmasını öngören
"Kazakistan"ın bazı idari ve bölgesel yapısı konuları"na ilişkin
kararnameyi törenle imzalamıştır. Nazarbayev, burada yaptığı konuşmada, 1
milyondan fazla nüfusu olan Çimkent"e büyükşehir statüsü verildiğine işaret
ederek, "Türkistan eyaletinin merkezi, yüzyıllardır Kazak Hanlığının ve bütün
Türk dünyasının siyasi ve manevi hayatının kalbi olan Türkistan kenti olacak."
dedi
Kararnamenin tarihi önem taşıdığının altını
çizen Cumhurbaşkanı Nazarbayev, "Çimkent, sadece ülkemizin değil, Orta Asya
bölgesinin yatırımlar, teknolojiler ve entelektüel kaynakları için yeni merkez
olacaktır. Bunun için bütün imkanlar ve gerekli potansiyel var." ifadelerini
kullandı. Bundan önce Türkistan şehri eyaletin bir parçası konumundaydı.
Türk Dünyası için önemli bir gelişme olarak
görülen bu isim değişikliğinin anlaşılabilmesi için iki hususun önemli olduğu
düşünülmektedir. Birincisi Türkistan isminin kullanımı ve tarihi kıymeti,
ikincisi ise Kazakistan"ın Türk Dünyasında bir köprü olma çabalarıdır.
Türk dünyasını oluşturan topluluklar tarafından merkez kabul
edilen Türkistan şehri daha önceki yazılarımızda ifade ettiğimiz üzere 1992 yılında
temelleri atılan Uluslar arası Hoca
Ahmet Yesevi Türk -Kazak Üniversitesine de ev sahipliği yapıyor.
Bağımsızlıktan hemen sonra açılan üniversite kardeş iki ülke arasındski
bağların kuvvetlenmesine vesile olmuştur. Ayrıca üniversitenin böyle küçük ve
gelişmemiş bir şehirde kurulmasını eleştirenlere karşı devlet büyükleri
konunun, anlaşılmadan ve düşünmeden söylendiğini de ifade etmişlerdir. "Bir
kere şehrin nufusunun tamamı kazak halkıdır. Sovyetler döneminde Kazak kolunda
unutturulmak istenen Türk kültürü ve Yesevi yolunun değerlerinin yeniden burada
inkişafı ve yeniden canlanışı
gerçekleşecektir. Türk dünyasının manevi başkenti olarak bilinen Türkistan"da
faaliyet gösterecek üniversite bölgenin bilim merkezi olarak Türk kültür
faaliyetlerine önemli katkılar sağlayacak, milli hafızada milli ve manevi
uyanışın bir simgesi olacaktır."