MEHMET IŞIK

Tarih: 21.09.2020 15:24

NEDEN KULAĞIN UZUN?

Facebook Twitter Linked-in

Bir dostum bir hikâye anlattı geçenlerde.

Daha önce duymadığım için hikâyeyi can kulağıyla dinlemiş olmalıyım ki sürekli aklıma düşüyor. Aklıma her düşüşünde ise önce tebessüm ediyorum sonra da kuruyorum kafamda.  Tavşan, kurt, git gel, dayak, yine git gel ve yine dayak…

Neyse çok uzatmayayım, hikâyeyi anlatayım size. Ne de olsa bir şey kaybetmeyiz, bilenler yeniden hatırlar, bilmeyenler ise ilk kez duymuş olurlar. Ben hikâyeyi dinlediğim vakitten bu yana ders çıkarıyorum, belki bu yazı vesilesiyle duyanlar da kendilerince ders çıkarırlar.

Hikâye şu;

 Bir ormanda iki kurt varmış, keyfe keder yaşar giderlermiş. Karınları tok sırtları pekmiş (Bu arada dostum böyle edebi dille anlatmadı onu peşinen söyleyeyim.). Ormanın kralı aslan yaşlı olduğu için bunlara pek karışmıyormuş. Kurtlar ormanda güçlü oldukları için dilediklerini diledikleri gibi yapıyorlar,  kimseye de hesap vermiyorlarmış. Bir gün canları sıkılmış, bir ağacın gölgesinde oturup dinleniyorlarmış ki bir de ne görsünler? İki uzun kulağıyla bir tavşan kendi halinde ağzında bir ıslık aheste aheste ormanda dolaşıp duruyor. Kurtlar, kendilerinin canı sıkkınken bu tavşanın keyifli bir şekilde ormanda dolaşmasından rahatsız olmuşlar. Hemen yanlarına çağırmışlar. Tavşanın kendilerine doğru geldiğini görünce biri diğerine demiş ki;

-Bizim canımız sıkılırken bu tavşanın mutlu olması güzel bir şey değil, bence biz bunu dövelim oda mutsuz olsun, demiş. Diğeri bu teklifi hiç düşünmeden kabul etmiş.Ama tavşanı dövmek için neyi bahane edeceklerini bir türlü bulamamışlar. Bu sırada da tavşan yanlarına gelmiş. Bir müddet tavşana takılsalar da tavşanın kendilerine kızmadığını görünce hiddetlenmiş kurtlardan biri. Sonra demiş ki tavşana,

-Sana bir soru soracağım ve cevabını veremezsen seni döveceğim.

Tavşan, şaşkın bir vaziyette kurdu soracağı soruyu beklemeye başlamış.

Kurt sormuş.

-Neden senin kulağın uzun?

Tavşan cevap verememiş. Kurtlar tabi tavşanın üzerine çullanıp onu güzelce dövmüşler. Son git gel başlamış.   Bu bir gün, iki gün derken bir müddet böyle devam etmiş. Soru hep aynıymış. Tavşan ne dediyse ne yaptıysa kulağının neden uzun olduğunu anlatamamış, hep dayağı yiyip bir kenara oturmuş.

Bir gün bu kurtlardan biri diğerine;

-Yahu hep aynı bahaneyle bu tavşanı dövüyoruz, ben bundan sıkıldım, demiş ve eklemiş.

-Bir başka bahane bulalım.

Diğer kurt;

-Aman sen de canım takıldığın şeye bak, yeni bir bahane buluruz, demiş. Sonrada tavşanı yanına çağırıp ,

-Git, bize bir paket Samsun al, demiş.

Tavşan, kurtların Samsun sigarası siparişini pek anlamasa da sigarayı almak için yola revan olmuş. Tavşan ormanda gözden kaybolunca, canı sıkılan kurt arkadaşına,

-Eee nasıl döveceğiz şimdi biz bu tavşanı? Diye sormuş. Kurt arkadaşının sorusunu cevaplanmaya tam niyetlenmiş ki bir de ne görsünler. Tavşan koşarak geri geliyor, ikisi birden susup tavşanın yanlarına yaklaşmasını beklemişler. Tavşan kurtlara yaklaşınca nefes nefese kalmış bir şekilde sormuş;

-Uzun mu olsun kısa mı?

Tavşanı sigara almaya gönderen kurt, tavşanın sorusuna soruyla cevap vermiş.

-Senin niye kulakların uzun?

…

Öyle uzun okumalar yapmaya, videolar izlemeye, eğitimler almaya gerek yok, Dünya düzenini anlamak için. Avrupa"yı, Doğu Akdeniz"i, Ortadoğu"yu, Filistin"i, Doğu Türkistan"ı, Covid-19"u, Trump"ı ve Putin"i ve daha nice vakıayı anlamak için kurt ve tavşan hikâyesini anlamak yeterli. Tabi bu hikaye büyük meseleler için, bir de yaşadığınız şehir, içinde bulunduğunuz dar çevre gibi küçük meseleler dair hikaye var. Ama onu uzun uzadıya anlatmayayım, şu özlü sözü söyleyip geçeyim.

-Bahane göZ gibidir, o da her insanda var!

 

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —