Bazıları için kendi görüşlerinden daha isabetlisi, yazdıklarından daha iyi bir yazı, şiirinden daha mükemmel şiir, kendi tuttuğu siyasî partiden, kendi takımından daha iyi parti ve takım yoktur. Farklı bir yorumda bulunan oldu mu taraftarları ile birlikte bırakın laf yetiştirmeyi en şiddetlisi ile linç etme operasyonuna başlanır bizim memlekette, bu yüzden de doğruda birleşme, zamanında doğrulara ulaşma pek görülmez!
Bir şey söylenir, bazıları hiç alakasız yorumlarda bulunur, kendi kafasında muhafaza ettiği, biriktirdiği düşüncesi ile kendini gösterir ya da başkalarını eleştirdiğinin bir benzerini kendisi yapar. Böylesi birçok kişi ile karşılaştım bugüne kadar hatta şahsen benim söylemediğim bir şeyi veya benim anlattığım bir fıkrayı bana malederek anlatanları gördüm ya da duydum.
Özellikle yönetim işlerini yürütenler, siyasiler için söylüyorum; adam bir şey söyleyecekse, anlatacaksa bırakın anlatsın, anlattıklarında yanlışlık varsa ilgilisi düzeltsin, doğru ise teşekkür edilsin, değerlendirmeye alınsın. Bu kadar telaş veya tepki neden? Kim olursanız olun, her şey sizin istediğiniz gibi olmaz, olamaz, sonra işin detaylarını en iyi bilen işin muhatabı olandır, çevredekilere ne oluyor da her şeye atlıyorlar?
Kar yağdı, bazıları kar kendileri için veya kendi taraflarının hatırına yağdı algısıyla hemen piyasaya atlayıverdiler. Kim bilir, toplumda bu iyiliği hak eden kişiler vardır belki, bu da bir tarafa Allah, kendisine inanmayanların bile rızkını, her canlının hakkını verir!
Kardan söz etmişken yine bazı şeyleri söylemek durumundayız; kar çalışmalarını övmek için: "Bu işler sıcak evde oturduğun yerden idare edilmez, sen nereden bileceksin" gibi yorumları çokları gördü, okudu. Evet, sıcak evinden senin yazdığın gibi de değildir bu işler. Tamam, kış şartları zordur ama tahmini olacakların hesaba katılması işleri kolaylaştıracaktır. Anlatılanlar, söylenilenler bir dinlenilse ne olur, bir zararı mı vardır? Mesela ilgili kurumların, yerleşim alanı ve şartlarına göre, kışın kar çalışmasında, diğer zamanlarda yol, park yapımı gibi işlerde çalıştıralacığı yeteri sayıda greyderinin olması gerekmez mi? Bu bir programlama işidir, para gidecek veya özelleştirelim de biz muhatap olmayalım denilirse alınacak verim ancak bu kadar olur. İhale yolu ile iş verilenlerin elemanları kurumun işlerini bilmeyebilir, bu kişiler, karşıda sorgulanabilecek muhatap olur mu ya da kurum gibi olur mu?
Haydi konuşmayalım, karı erimiş asfalta kürekle tuz atılmış, doğru yapılmamış olan bu işin sorumlusu kim?
Cuma namazından çıkınca gördüm, vatandaş çatısındadaki karı eritmek için su tutuyor, hava sert, o su o anda kısmen karı harekete geçiriyor ama yola döküldüğünde buz tutacak, bunlara kim mani olacak, yapmayın diyecek oldum, adam: sen kimsin, sana ne dese ne diyeceğim, vazgeçtim!
Sürücüleri dün biraz daha temkinli görmüştüm ama bugün şımarık damarı durmayanlar yeniden hortladı. Piazza kısmındaki altgeçitte akşam üzeri birkaç araç zincirleme kazaya uğramış, araçlardan bazıları pert olmuş, kazaya karışan araçlar iki şeridi kapatmışlardı, tam geçmiştim ki şiddetli bir darbe ile bir gürültü koptu, arkadan gelen araç, kendilerinin söylediğine göre kaymış, haliyle benim aracın sağ tamponu, vuran aracın sol burnu haşat oldu. O saatte yollar cam gibi donmaya başlamıştı. Karayolları veya görev alanı olmasa da belediye, yoğunluğun bu yollara aktığını dikkate alarak tuzlama yapmaları gerekmez miydi? Haydin konuşmayalım!
Kaç yıldan beri yazdım, ilgilisine bizzat söyledim, NFK'dan Tekerek yolu istikametindeki yolda biriken yağmur veya kar suyunun oluşturduğu birikime sert giren araçlar, yanından geçtiği aracın üstünden şaşırdığı sulara bir tahliye yolu halen bulunamadı. Kazanın üzüntüsü üstümdeyken Süha Erler Lisesi - MİGROS kavşağında iki halk otobüsünün ve birkaç şımarık sürücünün savurduğu su birikinteikeri aracı sarstı. Kaç kere söyledim, bu işe çözüm bulunmadı, ne yani bunları söylemeyelim mi? Söylemeyelim de bu işler nası düzelecek peki?